“Sana bir şey söyleyeyim mi?” o sigarayı da yok ettikten sonra. “Ben usandım.Her şeyden.” sigarayı sertçe küllüğe bastırdı, sanki parmağını da söndürmeye çalışıyormuş gibi. “Her şeyden. Hiçbir şeyin anlamı yok, hiçbir şeyin. Bilirsin, bazen bir yere gidersin ve kendine, neden buradayım, diye sorarsın. Ben sürekli böyle hissediyorum. Bir an önce gitmek istiyorum. Bulunduğum yerden başka bir yere. Hiç bitmiyor. Yemin ediyorum, ödleğin teki olmasaydım kendimi çoktan öldürmüştüm.”
Çamaşır çekmecesini açıp tabancayı aldı ve horozunu kaldırdı. Namluyu çenesine dayadı. Bir keresinde biri ona aşağıdan sıkınca merminin beyin sapını parçalayıp onu ölüme götüreceğini söylemişti.
Şakağına sıkarsan mermi kafatasını delip öteki taraftan çıkabilirdi, bu da hayatının geri kalanını ot gibi geçirmek demekti. Emniyet kilidini açtı.“İstersem tetiği çekebilirim,” dedi yüksek sesle. Beynine tetiği çek komutunu verdi.
Parmağı itaat etti, fakat yarı yolda durdu. Yapabilirdi, korkmuyordu. Yapmak istediğinden emin değildi sadece. Birkaç saniye düşündü. Belki genel anlamda hayatın pek anlamı yoktu, fakat küçük şeyler de güzeldi. Her zaman değil, fakat genellikle. Yaşamak istiyordu, gerçekten istiyordu. Bu kadar basitti. Kafasının karışmış olabileceğini düşünerek parmağına bir komut daha verdi. Ondan yapmasını istediği şeyleri yapmaya devam ediyor gibi görünüyordu parmağı.
Kim bilir, şimdi ne kadar da güzeldir ölüm. Kahverengi toprakta huzur içinde uyumak, başının üzerinde hafifçe esen yelin kuru otlar arasında çıkardığı hışırtıyı dinleyip hoş seda bulmak...Ve her şeyden önemlisi içinde bulunduğun anı unutmak, hayatı ve bu hayatta yaşayan günahkar insanları bağışlamak diye aklından geçirdi.
Horozu düşürüp emniyeti kapattı.
Canına kıymayı düşünmüştü.Vazgeçmesinin nedeni ölümünden kimsenin umurunda olmadığı, öldüğünde hayatta olduğundan daha yalnız olacağını düşündüğünden vazgeçti.
O dört bira olmasaydı denemezdi bile. Bir bahane bulur, aptalca bir test olduğunu, anlamsız olduğunu söylerdi.Banyoya gidip kustu.
Sonra yüzünü yıkadı ve başını suyun altına soktu. Kurulanmadan önce aynaya baktı. Çelimsiz sıska bir yüzle karşılaştı, rüyalarında olduğu gibi. Tetiğin çekmediği için havalara uçmuyor ama kendini hiç bu kadar hayata bağlı hissetmiyordu.

0 yorum:
Yorum Gönder